AMED - Avrupa’dan, Latin Amerika’dan, Ortadoğu’dan gelen devrimci gruplar, sosyal hareketler, anarşistler, antikapitalistlerin Diyarbakır’daki barış anneleri, sivil toplum örgütleri ve çevre koruma örgütleriyle buluştuğu Mezopotamya Sosyal Forumu renkli görüntülere sahne oldu. Açılış gecesinde konuşan Osman Baydemir, Kürtlerin tarihlerinde ilk kez, dünyanın uzak ülkelerindeki ezilen, sömürülen, ötekileştirilen, yok sayılan halkları ve temsilcileriyle buluştuğunu vurguladı. Dünya Sosyal Forum Konsey Üyesi Raffaella Bolini de “Medeniyetler çatışması ya bu topraklarda mağlup edilecek ya da hiçbir yerde barınamayacaktır” diye konuştu.
Küresel kapitalizme karşı oluşturulan küresel-alternatif mücadele yöntemlerinin platformu Dünya Sosyal Forumu’na Ortadoğu’nun mücadele olanaklarını katmayı hedefleyen Mezopotamya Sosyal Forumu’nun açılışı Diyarbakır’da yapıldı. Avrupa’dan, Latin Amerika’dan, Ortadoğu’dan gelen devrimci gruplar, sosyal hareketler, anarşistler, antikapitalistler Diyarbakır’daki barış anneleri, sivil toplum örgütleri, çevre koruma örgütleri ve muhalif örgütlerle bir araya gelerek “Başka bir dünya mümkün” ortak sloganında bir araya geldiler.
RENKLİ YÜRÜYÜŞ
Mezopotamya Sosyal Forumu’nun açılışı Cegerxwîn Kültür Merkezi önünden DTP Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ilçe belediye başkanları ve sivil toplum örgütleri temsilcilerinin de aralarında bulunduğu binlerce kişinin yürüyüşüyle başladı. Yürüyüşe Filistin, Ürdün gibi Ortadoğu ülkelerinden, Avrupa’dan ve Latin Amerika’dan gelen küresel muhalifler renkli görüntüler oluşturdu. Bölge’deki kayıp yakınları çocuklarının fotoğraflarını taşıdı. Kürtçe, Türkçe ve İngilizce “Başka bir Mezopotamya mümkün”, “Kadınız kimsenin namusu değiliz, namusumuz özgürlüğümüzdür”, “Köyleri boşaltılanlardan, ormanları yakanlardan, yargısız infazlardan hesap sorulsun” ve “barış” yazılı pankartlar taşındı. Yürüyüş boyunca Kürtçe, Ermenice, İngilizce, İspanyolca marşlara alkış tutuldu. Güzergâh boyunca vatandaşlar balkonlara, esnaflar işyerlerinin önüne çıkarak alkış, zılgıt ve zafer işaretleriyle yürüyüşe destek verdi.
Yürüyüş Sümerpark Kampüs alanına varılmasıyla sona erdi ve burada bir şölene dönüştü. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir yaptı. Baydemir, “Dilini özgürce konuşmak isteyen halklar, sömürülmek istemeyen çocuklar, cins kimliğiyle yaşamın her alanında olmak isteyen kadınlar, açlık ve yoksulluğa dur demek isteyenler, oluk oluk akan kanı durdurmak isteyenler, silahlara veda etmek isteyenler Amed’de bir aradalar, birbirini anlıyorlar, birbirini tamamlıyorlar” dedi.
Baydemir, sözlerini “Ya özgürlük ya hiç. Ya onurlu bir barış ya da hiç” sloganı ile tamamladı.
KÜLTÜREL SOYKIRIM POLİTİKASI UYGULANDI
Demokratik Toplum Kongresi Sözcüsü Hatip Dicle de üzerinde bulundukları toprakların insanlık tarihinin ilk büyük devrimi olan neolitik tarım devriminin gerçekleştiği coğrafya olduğunu söyleyerek Mezopotamya topraklarının medeniyet tarihi ile ilgili bilgiler verdi. Ortadoğu başta Kürtler olmak üzere Asuri-Süryaniler, Ermeni, Türkmen ve diğer halklara karşı yürütülen tüm sömürü, yoksulluk, şovenizm, militarizm ve savaş girdabının temelinde emperyal savaşların olduğunu vurgulayan Dicle, “14 bin yıldır bu topraklarda derin kökler salan Kürt halkı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan sonra, Batı’dan alınan tekçi ulus devlet anlayışı ve zor asimilasyon yoluyla Türkleştirilmeye çalışıldı. Dili, kimliği tarihi değerleri inkâr edilerek imha edilmek istendi. Şüphesiz ki bu politika tam bir kültürel soykırım politikasıydı” dedi.
‘YA ÖZGÜRLÜK YA DA HİÇ’
Dicle konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kürt halkı binlerce evladını şehit verdi. Bu mücadele sürecinde çağdaş tanrıçalar, çağdaş Kawalar, Çağdaş İbrahimiler ve Zerdüştler yarattı. Bugün Başkan Öcalan’ın stratejik önderliğinde dimdik ayakta ve direniyor. Dostlarımız ve herkes bilmeli ki, uygarlığa beşiklik etmiş bu topraklarda özgürlük, eşitlik, demokrasi ve barış hakim oluncaya kadar halkımızın insanlık ve onur mücadelesi sürecektir” diye konuştu. Kürt halkının taleplerinin net olduğunu belirten Dicle, 20 milyonluk bir halkın uluslararası hukuk çerçevesinde belirlenen hakları neyse Kürt halkı da onu talep etmektedir.” Dicle sözlerini “Ya özgürlük ya da hiç. Ya demokrasi ya da hiç. Bu topraklarda onurlu bir barışı kazanacağız” sözleri ile tamamladı.
BARIŞ ANASI: ONLAR NE ANLAR ACIDAN
Kürtlerin yıllardır çocuklarını bu savaşa kurban verdiğini söyleyen Barış Anneleri İnisiyatifi Üyesi Emine Özbek ise “Her şeye rağmen biz mücadelemize devam edeceğiz. Kürt açılımı analar için gözyaşı oldu. Erdoğan adım atmalıdır. Biz de diğer halklar da yıllarca acı çekti. Kürt halkı barış ve demokrasi istiyor. Halklar artık zulüm istemiyor. Savaş çığırtkanlığı yapan Baykal’ın mı çocuğu dağda? Bahçeli’nin çocuğu bile yok. Onlar ne anlar acıdan. Erdoğan ciddi olsun. Mertçe adım atsın” dedi.
BOLİNİ: HERKES SORUMLULUK ALMALI
Zafer işareti yaparak sahneye çıkan Dünya Sosyal Forum Konsey Üyesi Raffaella Bolini de foruma destek veren bölge belediyelerine, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne ve tüm ilçe belediyelere teşekkür ederek konuşmasına başladı. Bolini “Küresel hareketler siz olmadan ilerleyemezler. Sizin aklınız, sizin mücadeleniz olmadan ilerleyemezler” diyen Bolini, Dünya Sosyal Forumu’nun, Mezopotamya Sosyal Forumu’na ihtiyaç duyduğunu söyledi. Ortadoğu ve Mezopotamya topraklarının emperyalizm, kolonyalizmin ve militarizmin çatışma alanı olduğunu belirten Bolini, “Dolayısıyla medeniyetler çatışması ya bu topraklarda mağlup edilecek ya da asla” dedi. Hem fırsatların hem de risklerin yoğun olduğu bir süreçten geçildiğine dikkat çeken, sosyal haklar için mücadele edilmesi gerektiğine işaret eden Bolini, “Bu sorumluluk herkese ait. Her devlet bu sorumluluğu taşımak zorundadır. Türk devleti de buna dahildir. Demokratik çözüm bir hayal değil” dedi. Bolini, sözlerini “Biji aşiti u azadi” (Yaşasın barış ve özgürlük) sloganı ile tamamladı.
Konuşmaların ardından açılış gecesi Kürt müzik grubu Koma Rewşen ve Laz grup Nena'nın konserleri ile sürdü.
ANF NEWS AGENCY