AMED - Mezopotamya Sosyal Forumu kapsamında düzenlenen "Ekolojik kriz" adlı panelde konuşan Yeşillir Partisi Genel Başkanı Bilge Contepe, Kürt coğrafyasının dili, kültürü, doğası ve yaşayışı ile Ekolojik bir yapıya sahip olduğunu vurgulayarak, devletin bu ekolojik yapıyı köyleri ve ormanları yakarak tahrip ettiğini vurguladı.
Kapitalist moderniteye karşı Diyarbakır Sümerpark'ta süren Mezopotamya Sosyal Forumu (MSF) kapsamında Türkiye Yeşiller Partisi tarafından Ferat Salonu'nda "Savaşın yarattığı ekolojik kriz" konulu panel düzenledi. Panelde ilk olarak Yeşiller Partisi'nden Hüseyin Güngör söz aldı. Askeri anlayışta doğal kaynakların stratejik unsurlar olduğunu ve ekolojik denge gözetilmeksizin güvenlik gerekçesi ile müdahale edilmeye açık olduğunu ifade eden Güngör, dünyada gerilla mücadelesi veren güçlere karşı ABD gibi ülkelerin ekolojik dengeyi bozacak radyoaktif içeren silahlar kullandığına dikkat çekti. Radyoaktif
Savaşın doğa üzerinde yarattığı tahribatın yüzyıllardır süre gelen en belirgin örneğinin ormansızlaştırma olduğuna dikkat çeken Güngör, Roma İmparatorus Cesar'dan bu yana soğuk savaş yıllarında Afrikada, Orta Amerika'da yaşanan gerilla savaşlarının tamamında ormansızlaştırma operasyonunun yürütüldüğüne dikkat çekti. Gerillaları saklayan ormanlardan kurtulmak fikrinin devletler için bir güvenlik stratejisi olarak benimsendiğini ifade eden Güngör, Türkiye'de bölge de son 25 yıldır yaşanan çatışmalı ortamın da yarattığı tahribatın insani boyutunun çok üst seviyeler de olduğunu ifade etti. Bölgedeki tahribatın boyutlarını ortaya koyacak kapsamlı bir çalışma bulunmadığını da ifade eden Göngör, Türkiye'deki mayınlı arazilerin büyük kısmının ise Kürt coğrafyasını bölme amaçlı olduğuna dikkat çekti.
‘SAVAŞ ÜLKEYİ AÇLIĞA GÖTÜRDÜ'
Yeşiller Partisi Genel Başkanı Bilge Contepe'de Kürt coğrafyasının kendi, dili, kültürü, ovaları, vadileri, ormanları, bir bütün doğası ve yaşamı ile tam bir ekolojik yapıya sahip olduğunu ifade ederek, "Bu coğrafyadaki verimli topraklarda yetişen tahıl bile tüm dünyaya yetecek düzeyde ve tamamen ekolojik bir şekilde yapılıyordu. Bölgede uzun yıllardır süren savaş ülkeyi açlığa götürdü. Savaş başlatığından bu yana bu kadar zengin bir ülke açlığın altına düştü. Hem ekolojik hem ekonomik açlık var" dedi.
Bu coğrafyanın yeniden kendi doğası ile buluşması gerektiğini vurgulayan Contepe, bunun içinde bir an önce bölgenin barışa kavuşması gerektiğinin altını çizdi. Bölgedeki ekolojik dengenin bozulmasının en büyük nedeninin devlet olduğunu ifade eden Contepe, "Devlet köyleri yakıp yıkarak, ormanları yakarak, insanları yerlerinden yurtalrından ederek bu ekolojik yapıyı bozdu. Bunları devlet yaptı. Bu yüzden devlet kendisiyle yüzleşmek zorundadır. Bu toprakları yeniden yeşertmemiz gerekiyor. Onun için savaş sona ermesini ve doğayla buluşulmasını istiyouz. Silahlar susmalı ve bu tahribatın giderilmesi için yeni bir seferberlik başlatılarak barış ağaçları dikilmeli. Bir barış coşkusu yaratalım" diye kaydetti. Contepe, savaşın yarattığı tahribatın giderilmesi için tüm bölgede 'barış ağaçları' dikilmesi gerektiğini söyledi.
ANF NEWS AGENCY