Temmuz 29, 2010  

MSF’de dünden bugüne ‘Alternatif Basın’ tartışıldı

ANF
16:11 / 28 Eylül 2009

AMED - Mezopotamya Sosyal Forumu çerçevesinde düzenlenen “Dünden Bugüne Alternatif Basın” konulu oturum geniş bir katılımcı grubuyla gerçekleşti. Katılımcılar dünden bugüne alternatif basının yaşadıkları sıkıntıları kendi dillerinden ve yaşantılarından örnekler vererek anlattılar.

Mezopotamya Sosyal Forumu çerçevesinde düzenlenen “Dünden Bugüne Alternatif Basın” konulu panel geniş bir katılımcı grubuyla 3 nolu Munzur Salonu’nda gerçekleşti.

Gazeteci Aydın Bolkan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panele Gazeteci yazar Ragıp Duran, Günlük Gazetesi Yayın Koordinatörü Yüksel Genç, Arjantinli gazeteci Alejandro Hattat, Evrensel Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Fatih Polat, Azadiya Welat Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Tayyip Temel, Atılım Gazetesi çalışanlarından Muharrem Demircioğlu ve Duhok Gazetesi’nden İsmail Muhammed katıldı.

Panelde ilk olarak konuşan Arjantinli gazeteci Alejandro Hattat, Arjantin’deki muhalif basının tarihsel sürecini anlatarak başladığı konuşmasında bugün gelinen süreçte ne gibi zorluklarla karşılaştıklarını vurguladı. Burjuva medyanın kapitalizmin borazancılığını yaptığını söyleyen Hattat, bu medya mensuplarının ezilen halkın aleyhine haberler yaptığını ifade etti. Arjantin’de az da olsa özgür ve muhalif basının kıpırdanma eğilimde olduğunu belirten Hattat, devletin uzun yıllar boyunca muhalif basını sindirme politikalarından örnekler verdi.

“KÜRTÇE’NİN GELİŞİMİNE ÖNEM VERİYORUZ’

Hattat’ın ardından Güney Kürdistan’dan gelen gazeteci İsmail Mustafa, Kürdistan Bölgesi’ndeki gazetelerin ve dergilerin geçmişten bugüne yaşadığı serüvenlerden örnekler verdi. Güneyde hiçbir zaman Kürtçe’nin yasaklanmamasından dolayı gazete çıkarmakta sorun yaşamadıklarının altını çizen Muhammed, Kürtçe’nin akademik dil olarak üniversitelerde okutulduğunu, edebiyat ve iletişim fakültelerinin açılarak Kürtçe’nin günlük yaşamdaki dolaşımını arttırdıklarını belirtti. Kitaplar, dergiler ve çeşitli alanlarda Kürtçe iletişim kaynakları bastıklarını söyleyen Muhammed sadece çocuklara yönelik Duhok’ta 5 gazetenin çıktığını söyledi.

Günlük ve Evrensel gazetesinde yazılar yazan Ragıp Zarakoğlu ise alternatif basının sadece sol ve sosyalist basından ibaret olmadığını sisteme muhalif birçok grubun birçok yayın organıyla muhalefeti sürdüğünü söyledi. Muhalif basının Türkiye’de yaşadığı serüvenlerden örnekler veren Zarakoğlu, konuşmasında muhalif basının verdiği şehitleri andı. Diyarbakır’ı, ‘alternatif basının mezara gömüldüğü yer’ olarak tanımlayan Zarakoğlu, 1925’te çıkarılan Takrir-i Sükûn Kanunu kararlarıyla birçok gazetecinin katledildiğini söyledi. Türkiye’de yaşayan farklı kültürlerin Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana yaşadığı zorlukları da anlatan Zarakoğlu, muhalif basının geçmişten bu yana sistemle sorunu olduğunu ve muhaliflerin birleşerek bu sistemin özünü değiştirmesi gerektiğini söyledi.

“31 GAZETEMİZ 66 KEZ KAPATILDI”

Günlük Gazetesi Yayın Koordinatörü Yüksel Genç yaşanan çıplak gerçekleri insanların kabullenmekte zorluk çektiğini anlatarak Türkiye’de özgür basında çalışmanın oldukça güç olduğunu vurguladı. Geçmişten bu güne Türkiye’de 72 gazetecinin öldürüldüğünü söyleyen Genç son 3 yıl içerisinde sadece Kürt odaklı haber yapan 61 gazetenin kapatıldığını ifade etti. Yine bu gazetelerden 31’inin tam 66 kez kapatılmaya maruz kaldığını söyleyen Genç, saydığı gazetelere Türk solundan ya da diğer etnik grupların çıkardıkları gazete ve dergilerin dahil olmadığını ifade etti. Bu ülkede gazete katliamlarının yasal olduğunun altını çizen Genç konuşmasına şöyle devam etti: “Alternatif bir gazetecilik yapmak çok zor bu ülkede. Eğer muhalifseniz her türlü baskıya açık olmalısınız. Şu an 32 gazeteci tutuklu. Fakat devlet bunu kabul etmiyor. Tutukladıklarımız teröristti diyor. Bu ülkede bir savcı istediği zaman gazete kapatabiliyor. 66 kez kapatılan Gündem, Günlük ve uzantısı diğer gazetelerde mahkeme yapılmadı ve savunma alınmadı”

“MÜCADELE DEVAM EDECEK”

Azadiya Welat Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Tayyip Temel çıkardıkları Kürtçe gazeteyle diğer gazetelerin gördüğü baskının 2 katını gördüklerini söyleyerek “Çünkü yasak bir dilde gazete çıkarmaya çalışıyoruz. Kürtçe devlete serbest ama bizlere hâlâ yasak. TRT Şeş Kürtçe yayın yapabiliyor ama biz Kürtçe gazete çıkardığımız için tutuklamalara ve onlarca davaya maruz kalıyoruz.” dedi. Bu mücadelenin ezilen ve ezen arasında yaşanan mücadele olduğunu belirten Temel, “Bu mücadelede ölenlerde olacak, tutuklananlar da ama bu mücadele artarak devam edecektir” diye konuştu.

Atılım ve Evrensel Gazetesi çalışanları da kendi yaşadıkları deneyimleri dinleyici olarak gelenlere anlattılar. Oturum karşılıklı sorulan sorular ve onlara verilen yanıtlarla devam etti.

ANF NEWS AGENCY


© 2010 Ajansa Nûçeyan a Firatê